1
Loş en cılız, körü furya!
Cüzzam Sarayı.. Yoksunluk..
Los Angeles, Kaliforniya.
Ateş geldi ve kapıyı çaldı. İki dolar on yedi sent. Avuç.
Zilyarder Malibu yanarken, benim malikanem sabit diskler.
Hollywood bozan tüm hayatım, esas yangın yeri, kaçamak.
Haydi dal şimdi şiirimin müziğine,
şırıl şırıl şakıyan boş alan bulan sele:
Siyasetçiler, bir çocuğun zıplayan şelalesine asla hayat boyu giremeden doğrudan doğarlar ölü; tabuttaki o son sahneye.
Yırtık, kokuşan çoraplardır onlar; bir gencin ekranında hortlarlar sade küfür yemeye..
Nerede bi makam, orada yahnisi dökülesi bi horoz çocuğu. Kaymak lanetler, kainatın en aşağılık yokluğu, hak kemiricilerini paralasın, emi? Hayatın evrildiği borç senetine bak be!
Kablolar ve şarj adetlerinin arasındayız, biyometrik kimlik sorgulamasında.. gece horlayan taş gibi bir mankenin gizlice ağzına sıçan, uluorta omzuna sincap konduran bir yörüngedeyiz. Abiding Gubiding. İngilizce sevişirken, Türkçe dikizlenmek. Bu işi de kıvırdık, bre Gofret Dalalet. Şiir yiyen, sihir işitir. Artık gözler sünger, halay çekense kulaklarınız. Adamı yering!
Yar bana bir eğlence devlet.
Bakanlıklarda bir ögleden sonra.
Bıyıklı tipsiz, takım elbiseli, hamur yumruları, kol kola,
güvercin gibi sekerler. Kim iyi sekerse, o yuvarlanır menzile:
Yavşakistan’da bir muz ağacı. Cebi derin kefenler hayatta kafes. Hıyar ağaları ve iş bitiricileri. Türkiye’nin orta direği gırtlağına kadar aracı kurum. Herşey olması gerektiğinden on ila yirmi beş kat daha pahalı. Fahişe fiyat; ananız! Çakal Kebabgiller, iftardan sonra Netflix düşler. Neon bağırsakları reklam kuşağı.
Fişek gibi patlayan tokat, topraktan fışkıran bereket.
Yeniden köy enstitüleri. Altın tohumlar.
İşte o kadar! Olacak herşey, adaletin kör giyotiniyle.
Kırca Levent, ovaca ebedi piknikçileriz.
Ve tarım silikonu döver.
9

