Loş en cılız, körü furya!
Yoksunluk.. Cüzzam Sarayı.
Los Angeles, Kaliforniya.
Ateş geldi ve kapıyı çaldı. İki dolar on yedi sent. Avuç.
Zilyarder Malibu yanarken, benim malikanem sabit diskler.
Hollywood bozan tüm hayatım, esas yangın yeri, büken kaçamak.
Haydi gir şimdi şiirimin müziğine, şırıl şırıl şakıyan
boş alan bulan sele:
Siyasetçiler, bir çocuğun zıplayan şelalesine asla hayat boyu giremeden doğrudan ölü doğarlar; tabuttaki sahneye.
Pırtık, kokuşan çoraplardır onlar; bir gencin ekranında hortlarlar sade küfür yemeye..
Nerede bi makam, orada yahnisi dökülesi bi horoz çocuğu. Kaymak lanetler, kainatın en aşağılık yokluğu, hak kemiricilerini paralasın, emi? Hayatın geldiği borç senetine bak be!
Kablolar ve şarj adetlerinin arasındayız, biyometrik kimlik sorgulamasında.. gece horlayan taş gibi bir mankenin gizlice ağzına sıçan, uluorta omzuna sincap konduran bir yörüngedeyiz. Abiding Gubiding. İngilizce sevişirken, Türkçe dikizlenmek. Bu işi de kıvırdık, bre Gofret Dalalet. Şiir yiyin, sihir işitin. Artık gözler sünger, halay çekense kulaklarınız. Adamı yering!
Yar bana bir eğlence devlet. Derin kefenler kafes. Hıyar ağaları ve aracı kurumlar. Herşey olması gerektiğinden on ila yirmi beş kat daha pahalı. Çakal Kebabgiller, holding tarikatler, fahişe fiyat; ananız!
Fişek gibi patlayan tokat, topraktan fışkıran bereket.
Yeniden kurulacağız, çatır çatır, köy enstitüleridir medeniyet!
İşte o kadar! Olacak!
Kırca Levent, ovaca ebedi piknikçileriz.
Tarım silikonu döver.
9

